Suriye’ye gönüllü, güvenli ve onurlu bir dönüşün mümkün olabilmesi için önce nelerin sağlanması gerekiyor?

  • Ana Sayfa
  • Brifing ve Analizler
  • Suriye’ye gönüllü, güvenli ve onurlu bir dönüşün mümkün olabilmesi için önce nelerin sağlanması gerekiyor?

Suriye’ye gönüllü, güvenli ve onurlu bir dönüşün mümkün olabilmesi için önce nelerin sağlanması gerekiyor?

Bazı politika yapıcıların ve uluslararası arabulucuların hızlı bir çözüm bulunması için umutsuz arayışlarına veya Suriye rejimi ve onun Rus ve İranlı hamilerine ödün verme fikrine kapılmalarına rağmen, çatışmaları sona erdirmenin, tüm bölgede istikrarı yeniden sağlamanın ve çatışmanın etkilerinin komşu ülkelere ve Avrupa’ya yayılmasını engellemenin yegane yolu Suriyelilerin isteklerini karşılayan kapsamlı ve sürdürülebilir bir siyasi çözüm bulmaktır.

Her şeyden önce, uluslararası toplum, yerinden edilmiş Suriyelilerin organize bir şekilde evlerine geri dönüşü noktasında herhangi bir şekilde Rusya’nın bir “garantör” rolü üstlenebileceğine dair her türlü yanılsamadan kurtulmalıdır ve en önemlisi: Rusya’nın bu çatışmada arabulucu değil taraf olduğu gerçeğiyle yüzleşme zamanı gelmiştir. Rusya’nın son altı yıldır Suriye’de uyguladığı politikaları tekrarladığı Ukrayna’da açıkça ortaya konduğu gibi sivillerin hedef alınması ve kitlesel zorunlu yerinden etme gibi taktikler Rusya’nın askeri ve siyasi hedeflerine ulaşmak için kullandığı birer araçtır. Yerinden edilmiş Suriyelilere, evlerini yıkıp onları zorla yerinden eden failin garantilerinin kabul ettirilebileceği bir senaryodan söz edilemez. Ne Ukrayna’da ne de Suriye’de böyle bir olasılık söz konusu değildir. Ayrıca uluslararası toplum, Suriyelilerin gözünde bir şekilde inandırıcılık kazanmak için Rusya’nın her iki ülkede (Suriye ve Ukrayna) izlediği politikalar ve vahşetle başa çıkmak için izlediği yöntemler konusunda tutarlı davranmalıdır.

Son yıllarda Suriye’de etkili ülkelerin tüm siyasi tartışmalarında güvenli ortam anahtar kelime haline gelmiş olup siyasi çözümün herhangi bir bileşeninin hayata geçirilmesi için güvenli bir ortamın tesisinin gerekli koşul olduğunu tüm tarafların vurgulamasına rağmen, henüz kavramın kendisi tanımlanamamış ve gerçekleştirilmesine yönelik bir yol haritası da oluşturulamamıştır. Daha da önemlisi, bu tür bir güvenli ortam için gerekli koşullar ve belirleyici unsurlar konusunda Suriyelilere danışılmamıştır.

Suriye Vatandaşlık Onuru Derneği (SACD), gerçeklerini anlamak ve Suriye’nin geleceğine ilişkin vizyonlarının ve güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde ana yurtlarına geri dönmeleri için gerekli koşulların gerçekci bir resmini çizmek için iki yıldan fazla bir süredir yerinden edilmiş Suriyeliler ve mültecilerle sistematik ve düzenli bir şekilde iletişim kuruyor.

Yerinden edilmiş Suriyelilerin SACD tarafından tespit edilen güvenli ortam vizyonu, herhangi bir siyasi düşünceden uzak, tamamen insan hakları ve insani bir perspektiften kaynaklanmaktadır, çünkü güvenli bir ortamın tanımlanmasında veya hayata geçirilmesinde yapılacak herhangi bir hatanın Suriyelilerin hayatlarına ve haysiyetlerine mal olacağının farkında olarak, akıbetlerini belirleyecek siyasi tartışmalarda Suriyelilerin görüşlerini gerçek ve etkili bir şekilde ifade edebilme ihtiyacına odaklanmıştır.

Çalışmamızı farklı kılan şey, kavramsal bir bakış açısıyla ideal bir güvenli ortamın teorik tanımına odaklanmak yerine Suriyelilerin vizyon ve özlemlerini, kesin olarak tanımlanmış uygulama prosedürleri ve aşamaları ile somut bir yol haritasına dönüştürmeye ve nihayetinde tüm ülke ve tüm Suriyeliler için güvenli bir ortamın yaratılmasına yoğunlaşmış olmamızdır.

Bu yol haritası, geri dönüş sürecini, her birinin kendi ön koşulları, hedefleri, riskleri ve dikkate alınması gereken bir dizi pratik önlem paketi ile birbirinden çok farklı üç ana faza bölen üç aşamalı bir çerçevedir. Bahse konu aşamalar aşağıda sıralanmıştır:

  1. Dönüş öncesi aşaması
  2. Dönüş süreci aşaması
  3. Dönüş sonrası aşaması

Böylesi aşamalı bir yaklaşım, teorik ve hatta anlatı perspektifinden ziyade operasyonel bir bakış açısıyla analiz edildiğinde, geri dönüş sürecinin karmaşıklığı tarafından yönlendirildiği görülecektir. Böyle devasa bir girişimi bölümlere ayırmak bir zorunluluktur, çünkü her aşamanın farklı önkoşulları ve hedefleri vardır ve her aşama, çalışma alanları, aktörler, araçlar ve sonuçlar açısından farklılık gösterecek olan bir sonraki aşamanın zeminini hazırlamaktadır. En önemlisi, her aşama, yerinden edilmiş Suriyelilerin operasyonun bütününe olan güvenini kazanmalı, kademeli ancak somut bir ilerleme göstermeli ve güvenilir uluslararası aktörler tarafından sağlanan garantilerin uygulanmakta olduğunu göstermelidir.

SACD’ın güvenli ortam belgesinde geri dönüş öncesi aşama için belirlenen adımlar, halihazırda Suriyeli mültecilerin geri dönüşü hakkında yapılacak tartışmaların, büyük ölçekli bir geri dönüşün ön koşullarından hiçbiri henüz mevcut olmadığından ve bazı durumlarda bunların tespiti dahi yapılmadığından, gerçeğin nasıl gülünç bir şekilde gölgelediğini açıkça göstermektedir. Bu aşamada, yerinden edilmiş Suriyelilerin gönüllü olarak evlerine dönmeyi ciddi bir şekilde düşünmeye başlayabilmeleri için aşağıdaki çalışma ve değişim alanlarının ele alınması gerekmektedir:

  • Hak ve özgürlükler veya Suriye vatandaşları ile ilgili tanımlar ve fikir birliği
  • Asgari düzeyde ordu ve silahlı kuvvetlerin reforma tabi tutulması
  • Asgari düzeyde güvenlik güçlerinin reforma tabi tutulması
  • Yargı sistemi reformu ön çalışmaları
  • Hukuk sistemi reformu ön çalışmaları
  • Mülkiyet hakları ve mülkiyetin iadesi
  • Geri dönme hakkı
  • Genel affın ilanı

SACD, güvenli ortam belgesi için mayıs ayında halka açık bir bilgilendirme kampanyası başlatacak. Bu kampanyada, belgenin ayrıntılı olarak tartışılması ve ana ilkelerin, kavramların ve en önemlisi pratik yaklaşımın siyasi tartışmaya nasıl dahil edileceğinin yollarını keşfetmesi için bölgesel ve uluslararası diplomatlar ve politika yapıcılarla geniş bir yelpazede erişim ve danışma faaliyetlerine yer verilecektir.

Mevcut Gerçeklik ve BMMYK koruma kriterleri

Güvenli ve onurlu bir geri dönüş konusunda somut tartışmalara başlamak için atılması gereken adımlar olsa da aşağıdaki gerçekleri göz önünde bulundurmadan bu önlemlerin hayata geçirilmesini düşünmeye başlamanın mümkün olmadığının kavranması çok önemlidir:

  • Daha önce de belirtildiği gibi, Suriye nüfusunun yarısından fazlası, ezici bir çoğunlukla Suriye rejimi ve müttefikleri tarafından Suriyelilere karşı işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçların doğrudan bir sonucu olarak yerinden edilmiştir.
  • İran’ın hassas ve stratejik alanlarda Suriye’nin geleceği üzerinde büyük siyasi etkiye sahip olan bu bölgelerdeki toplumsal yapıyı derinden etkileyen demografik yeniden yapılandırma süreci devam ediyor.
  • Yerinden edilen Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönmelerini engelleyen, tam vatandaşlık haklarını kullanmalarını ve ülkelerine yönelik siyasi çözüme katılmalarına mani olan askeri, güvenlik, siyasi ve ekonomik bir gerçeklik var.

Suriye’deki gerçek şudur ki, Suriyeliler ister ülke içinde ister ev sahibi ülkelerde olsun, yerinden edilmiş olmaları nedeniyle yaşadıkları korkunç koşullara rağmen, çeşitli nedenlerle zorunlu tutulan az sayıdaki kişi dışında, geri dönmek istemiyorlar. Bunun başlıca nedeni, yerinden edilmelere neden olan koşulların hala mevcut ve aktif olması ve rejimin kontrol ettiği alanları baskı altına almaya devam etmesidir.

SACD araştırmasının bulguları BMMYK’nın kendi kriterleri – koruma eşikleri – bağlamında değerlendirildiğinde, büyük çoğunluğun karşılanmaktan çok uzak olduğunu ve asgari koşullar sağlanmadan geri dönmek zorunda kalan mülteciler veya yerinden edilmiş kişiler için korkunç bir tablo çizdiğini görüyoruz. Özellikle de SACD’ın yaptığı araştırmada açıkça görüldüğü gibi, “mültecilerin ve geri dönenlerin fiziksel, yasal ve maddi güvenliğinin sağlandığı” ve “her bireyin geri dönme kararının bilinçli ve hiçbir zorlama olmaksızın gönüllüce alınmasını” öngören kriterler hiçbir şekilde yerine getirilmedi. BMMYK, hem geri dönüş konusunda bilinçli kararlar verebilmeleri için yerinden edilmiş Suriyelilere hem de uluslararası politika yapıcılara ve bağışçılara bu gerçek hakkında kamuya açık bir rapor hazırlamalıdır.

BMMYK, asgari geri dönüş standartlarını belirlerken, yerinden edilmiş Suriyeliler tarafından belirlenen asgari geri dönüş koşullarını dikkate almalıdır. Bölgesel Operasyonel Çerçeve reformu konusundaki görüşmeler kapsamında yerinden edilmiş Suriyelilerle anlamlı bir şekilde ilişki kurmalı ve mevcut kriterleri değerlendirip onların görüşlerine göre uyarlamalıdır. BMMYK ayrıca mevcut koşullar, Suriye’ye geri dönenler ve ev sahibi ülkelerde yaşamakta olup zorunlu veya erken geri dönüş tehlikesi altında olabilecek mültecilere erişim ve koruma sağlama yeteneği ve yapılması gereken çalışmalar hakkında açık ve zamanında bilgi sağlamalıdır.

Brifingin tamamını okumak için buraya tıklayın:

Karşılanmayan koruma eşiklerinin tanımlarının ayrıntılı dökümü için ekli Ek’e bakın.

Yorum Yap