Rusya Savunma Bakanlığı’nın Şam’da 11 Kasım Tarihinde Gerçekleştireceği Mültecilerin Geri Dönüşü temalı Konferans ile ilgili SACD’nin Duruşu ile ilgili Basın Açıklaması

  • Ana Sayfa
  • Basın Açıklamaları
  • Rusya Savunma Bakanlığı’nın Şam’da 11 Kasım Tarihinde Gerçekleştireceği Mültecilerin Geri Dönüşü temalı Konferans ile ilgili SACD’nin Duruşu ile ilgili Basın Açıklaması

Rusya Savunma Bakanlığı’nın Şam’da 11 Kasım Tarihinde Gerçekleştireceği Mültecilerin Geri Dönüşü temalı Konferans ile ilgili SACD’nin Duruşu ile ilgili Basın Açıklaması

 

SACD’de çeşitli dostlarımız ve Yerlerinden Edilmiş Suriyeli topluluklar arasında bizleri destekleyen gruplar ile birçok ülkenin Rusya’nın himayesinde gerçekleştirilecek olan konferansın yerindeliği ile ilgili endişelerini dile getirmeleri bizleri cesaretlendirmiştir. Her ne kadar Rusya ve Suriye rejimi basın açıklamaları yapmış olsalar da yerlerinden edilmiş 13 Milyon Suriyelinin onurlu ve de güvenli geri dönüşleri ile ilgili samimiyetten uzak çabalar içinde olduklarına dair zihnimizde zerre kadar şüphe bulunmamaktadır. Bu konferansın Suriye’ye gönüllü, güvenli ve onurlu dönüş için gerekli koşulların kesinlikle oluşturulmadığı bir zamanda gerçekleştirildiği aşikardır.

Mülteci sorununun Rusya ve rejim tarafından tek taraflı olarak yönetilemeyeceği inancını taşıyoruz. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından yakın zamanda yayınlanan raporda da belirtildiği gibi Suriyeli sivillerin zorla yerlerinden edilmesi için gözetimlerinde ayrım yapılmaksızın ve sistematik olarak saldırılar gerçekleştirilen iki tarafın himayelerinde düzenli bir geri dönüşün gerçekleşmesi mümkün değildir. Suriye nüfusunun yarısının yerlerinden edilmesinin sorumlusu ve de insanlığa karşı suç işlemiş olanların himayesi altında gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşün mümkün olabileceğine yerlerinden edilmiş Suriyelileri kim ikna edebilir?

Bunun yerine, mülteci dosyası, uluslararası hukuk ve 2254 ve 2118 sayılı kararlara ve Suriye halkının meşru özlemlerine uygun olarak, aynı fikirde olan devletler ve ev sahibi ülkelerle birlikte, kalplerinde yerinden edilmiş kişileri taşıyanlar tarafından ele alınmalıdır.

Güvenli ve onurlu bir geri dönüş için samimi olarak gerçek koşulların sağlanması ancak sıkı ve anlamlı uluslararası gözetim altında mümkün olacaktır. Gönüllü, güvenli ve onurlu bir dönüş için asgari koşulların gerçekte ne olduğunu tanımlamaları gerekenler ancak ve ancak yerlerinden edilmiş Suriyelilerdir. Temelinde yerinden edilmiş Suriyelilerin haklarına sahip bir siyasi çözüm geliştirmek ve belkemiği gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşler için bir ortam yaratmak esastır. Mültecilerin geri dönüşü sorunu siyasi süreçten ayrıştırılamaz, çünkü yerlerinden edilmiş Suriyelilerin dörtte üçü, geri dönme konusunda kendilerini güvende hissetmeden önce haklarını güvence altına alan kapsamlı bir siyasi çözüm görmek istiyor.

Örneğin, güvenlik güçlerinin yetkilerini sınırlayacak ve herhangi bir Suriye hükümetinin gerekli adli prosedürler olmaksızın kişileri kovuşturma yetkisini sınırlayacak tüm Suriyeliler tarafından halk referandumuna tabi olacak yeni bir anayasa yürürlüğe girene kadar anlamlı bir geri dönüş gerçekleşemez. Her ne kadar Suriyelilerin yerlerinden edilmesinin asıl nedeni hiçbir zaman anayasadan kaynaklanmasa da Suriye rejimi, anayasa ve siyasi geçiş konusunda bir anlaşmaya varma sürecini tutarlı ve tek taraflı olarak engelledi.

Bu tür bir anlaşmanın tarafları, üçüncü ülkeler tarafından geçici koruma sağlananlar da dahil olmak üzere, yerinden edilmiş herkesin geri dönüşünü ayrım gözetmeksizin kabul etmekle yükümlüdür.

Böyle bir anlaşmada teminat altına alınan temel haklar, etnik köken, siyasi yönelim ve dini temellere dayalı zulüm, taciz, ayrımcılık, sindirme veya aşağılama riski olmaksızın, geri dönme ve mülkiyet ve kiracılık haklarının Mart 2011’den önceki statülerine geri getirilmesini içerir. Herhangi bir organize dönüşten önce güvence altına alınan diğer haklar arasında, diğerlerinin yanı sıra, Suriye genelinde dolaşım özgürlüğü; herhangi bir engelleme veya herhangi bir yasaklayıcı ayrımcılık olmaksızın mülk takas etme veya satma hakkı dahil olmak üzere, dönüş varış yerini seçme hakkı; geçerli geri dönüş koşulları hakkında yeterli bilgi alma hakkı ve ciddi güvensizlik tehlikesi olan durumlara veya normal bir yaşam için temel altyapısı olmayan alanlara dönmeyi reddetme hakkı.

Yerinden edilmiş kişilerin endişelerini ele alan bir dizi güven artırıcı önlem alınmalıdır. Bunlar arasında siyasi tutukluların ve rejime isyan bahanesiyle gözaltına alınanların salıverilmesi, savaş suçları ve insanlığa karşı suç iddialarını soruşturmak için bir hesap verebilirlik mekanizmasının uygulanması, ilgili BM organlarınca ciddi suçlar işlediği belgelenen yetkililerin ve güvenlik personelinin görevden alınması yer alıyor. Siyasetten kaynaklı veya siyasi suçtan dolayı yerinden edilmeyle sonuçlanmalara af ve geri dönenlerin askere alınmaktan muaf tutulmaları.

Suriye rejimi tarafından son yıllarda çıkarılan ve kendisine siyasi muhalifleri takip etme ve tutuklama hakkı veren yasaların yanı sıra, Suriye vatandaşlarını siyasi görüşler nedeniyle mallarından, evlerinden ve mülklerinden mahrum eden yasaların kaldırılması gerekiyor.

Suriye güvenlik hizmetleri, siyasi anlaşmaya ve değiştirilen anayasal hükümlere bağlı kalmalarını sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Bu, Suriye halkına karşı işlenen suçlardan sorumlu güvenlik hizmetlerindeki sorumluların görevden alınmasını ve uzman bir güvenlik aygıtı inşa etmek için uluslararası gözetim altında net bir yol haritasının oluşturulmasını içermelidir.

Bunlar, BMMYK tarafından geliştirilecek bir geri dönüş planı da dahil olmak üzere, yerinden edilme sorununa kapsamlı bir çözüm sağlamak için gerekli olan diğer unsurlarla birlikte, bu tür bir siyasi anlaşmanın unsurlarından sadece birkaçıdır. Bu, en çok ihtiyaç duyulanların sıralanmasını ve önceliklendirilmesini, geri dönüşe izin verecek koşulların onaylanmasını ve ev sahibi ülkelerle koordinasyonu zorunlu kılacaktır.

Ek olarak, mülteci dönüşü için gerekli koşullar, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından belirlenen asgari koruma koşulları ile tanımlanmamalıdır. Herhangi bir dönüş için gerekli şartlar, yerlerinden edilmiş Suriyelilerin kendileri tarafından tanımlanan asgari geri dönüş koşullarını hesaba katmalıdır. Son raporumuz, bu e-postaya ekli olan ve bu minimum şartlar ve koşulların ne olduğunu ifade eden Suriyeliler arasında yapılan bir ankete dayanmaktadır.

Bugüne kadar Esad’ın kontrolündeki bölgelere dönmek zorunda kalanların yaşadığı güvensizliği belgeleyen ve yerlerinden edilmiş Suriyelilerin kendileri tarafından tanımlanan geri dönüş için asgari koşulları yakalayan bu raporlar hakkında birçok bilgi notları (brifing) yayınladık. Suriye’nin çeşitli yerlerinden 500’den fazla insanın katıldığı bir ankete dayanan, Esad’ın kontrolündeki bölgelerdeki güvenlik ve yaşam koşullarına daha kapsamlı bir bakış sağlayacak olan ve güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde planlı bir geri dönüş için gerekli koşulların varlığından çok uzak olduğumuzu açıkça gösteren bir sonraki raporumuzu yakında paylaşacağız.

Lübnan’ın Rusya Savunma Bakanlığı’nın düzenlediği konferansa katılımını endişeyle kaydettik. Lübnan’ın son Mülteci Dönüş Planı Uluslararası Mülteci Yasası ile uyumlu değil ve Lübnan’daki Suriyeli mültecilerin hakları ağır baskı altında ve giderek zorlaşan bir durumla karşı karşıya bırakılıyorlar.

Ev sahibi ülkeler arasında artan hayal kırıklığı, Suriyeli mülteciler için koruma himaye kalitesinin ve yaşam kalitesinin düşmesine neden oluyor. Bu insanlar üzerindeki baskının artmasıyla, bazıları temel koşullar yerine getirilmemesine rağmen Suriye’ye geri döndü, bu da zorla ve erken dönüşlere ve daha fazla şiddet ve istikrarsızlık döngüsüne neden oldu.

Bu durumu hafifletmek adına devletler, Suriye’de yerinden edilmiş kişilere ve Suriyelileri barındıran ev sahibi ülkelere devamlı mali yardım şeklinde destek sunmalıdır.

Suriye’de sürdürülebilir ve kapsamlı herhangi bir siyasi çözümün mihenk taşı, yerlerinden edilmiş Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönüşüdür ve bu muamma yalnızca insani bir sorun olarak görülmemelidir; temelde politik bir meseledir. Böylesi bir netlik, potansiyel olarak uluslararası toplum tarafında çok ihtiyaç duyulan kararlılığa ve gerçek çözümlere bağlılığa götürebilir.

SACD, dünyanın dört bir yanında ve Suriye’de yerinden edilmiş Suriyelilerle birlikte çalışan ve onlara ulaşan tabandan destekli bir sivil haklar hareketi olarak, Suriye nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan bu toplulukların görüşlerini temsil etmeye ve bunu sağlamak için çabalamaktadır. Güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüş hakları için, geri dönüş meselesini ele alan herhangi bir sürecin veya girişimin parçası olmalıyız. Mülteciler sorunuyla ilgili bu tür herhangi uluslararası girişim veya angajman, yerlerinden edilmiş Suriyelilerin kendilerini doğrudan etkileyen karar alma sürecine katılma haklarını koruyan bir dizi ilkeyi dikkate almalıdır.

Suriyeli Ülke İçinde Yerlerinden Edilmiş Kişiler (ÜİYEK’ler) ve Mültecilerle irtibat kurma ilkeleri

13 milyondan fazla insanın evlerini terk etmek zorunda kalmasıyla, Suriye’nin savaş öncesi nüfusunun yarısından fazlası ülke içinde veya dışında yerlerinden edildi. Nüfusun bu kesiminin hakları ve görüşleri, siyasi ve hayat kurtarıcı olmayan insani yardım ve kalkınma çalışmalarının merkezinde olmalıdır. Aşağıda, Suriye’nin yerinden edilmiş kişilerin siyasi sürece, yol belirleme veya yerel diyaloglara, ERL veya kalkınma çalışmalarına veya yerinden edilmiş kişilerin haklarını ilgilendiren planlar, süreçler veya projeler hakkındaki diğer ilgili tartışmalara dahil edilmesine yönelik bir dizi ilke bulunmaktadır.

Uluslararası insani yardım ve mülteci hukuku tarafından tanımlanan yerinden edilmiş kişilerin hakları, yerinden edilenlerin yerel planlamada halihazırda bulunmayan bir paydaş olduğu durumlar da dahil olmak üzere, Suriye’deki veya Suriye ile ilgili her türlü sürecin, planın veya projenin merkezi bir parçası olarak düşünülmelidir. Bunlar ev, arazi ve mülkiyet hakları ve geri dönüş hakkını içermelidir.

Yerinden edilmiş kişilerin görüşleri, Suriye’deki herhangi bir süreç, plan veya projenin merkezinde olmalıdır. Bunu başarmak için, herhangi bir süreç, proje, plan veya politika tasarımı, öncelikle işin yerinden edilmiş kişiler üzerindeki etkisini değerlendirmeli ve bunu, yerinden edilmiş kişilerle ilgili istişare veya katılım düzeyini modellemek ve aynı zamanda ülke içinde yerinden edilmiş nüfus içerisindeki ilgili kilit grupları belirlemek için kullanmalıdır.

  • Uluslararası herhangi bir girişim veya yerinden edilmiş Suriyeli kişilerin geri dönüşüne ilişkin her türlü girişim, Birleşmiş Milletler‘in himayesi altında ve ABD ve önemli AB üye ülkeleri gibi başlıca bağışçıların desteği ve Türkiye, Almanya ve Lübnan’ın yanı sıra Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapan başlıca ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilmelidir.
  • Yerinden edilmiş Suriyelilerin gerçek sesi olan kendileri ve temsilcileri meşru ve dengeli bir temsiliyet aracılığıyla tüm uluslararası girişimlere veya irtibatlara/angajmanlara, siyasi süreçlere ve diyaloglara ve insani yardım programına ve proje planlamalarına dahil edilmelidirler. Bu irtibat/angajman, örneğin, çeşitli kontrol alanlarından ÜİYEK’ler, mülteciler, kadınlar, gençler, işçiler, iş adamları, zorlanmış yaşlı erkekler vb. Dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere, nüfusun birçok kesitini içermesi yerlerinden edilmiş Suriyelilerin geri dönüşü konusunu ele alan herhangi bir olay veya diyalog için çok önemlidir ve temel bir önkoşuldur. Yerinden edilmiş Suriyelilerin samimi temsiliyetinin olmaması, ters etki yaratacak ve meşruiyetten yoksun olacaktır.
  • Suriye’de yerinden edilmiş kişilerin temsili, taban örgütlerinin yanında Suriye’de ve yurtdışında yerinden edilmiş Suriyeli topluluklar arasında geniş kapsamlı erişim sağlayan hareketlerden oluşmalıdır. Bu tür bir temsilin oluşturulması süreci, ilgili taraflarca, Suriyeli taban örgütlerinin doğrudan katkısı ve katılımıyla gerçekleştirilmelidir. Bu tür süreçler herhangi bir siyasi partizanlığa yer vermemeli ve bağımsız olarak yürütülmelidir.
  • Uluslararası girişimler veya irtibatlar/angajmanlar, konferansa katılan tüm Suriyeli mülteciler ve ÜİYEK’ler için güvenlik ve ifade özgürlüğünün garanti edildiği bir yerde Suriye dışında gerçekleştirilmelidir.
  • Uluslararası girişimler veya irtibatlar/angajmanlar, ülkenin her tarafından yerinden edilmiş tüm Suriyeliler için bütünsel bir çözüm aramalıdır. Yerinden edilmiş Suriyelilerin geri dönüşü, Suriyelilerin meşru istekleri dikkate alınarak, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararının uygulanmasının bir parçası olarak tartışılmalıdır. 2254 sayılı karar çerçevesi dışındaki erken dönüşleri kolaylaştırmak için kısmi geri dönüşler veya geçici süreçler, 2254 kararının ruhuyla taban tabana çeliştikleri için bu tür konferansların kapsamında olmamalıdır, ancak en önemlisi yerinden edilme sorununun aslını ele almakta yetersiz kalacak ve Suriye rejimini kademeli olarak meşrulaştırmada Rus gündemine hizmet edecektir.
  • Bu tür uluslararası girişimlerin veya angajmanların amacı, yerlerinden edilmiş Suriyelilerin kendilerinin ifade ettiği ve güvenli, gönüllü ve onurlu bir dönüşe izin vermesi gereken güvenli ve tarafsız bir ortamın koşullarının ortak bir anlayışına ve tanımına ulaşmak olmalıdır. Uluslararası toplumun bu tür bir katılımı, gerekli uluslararası garantiler ve izleme mekanizmalarıyla bu tür koşulların uygulanması için bir yol haritası oluşturmalıdır.
  • Tüm danışma ve katılım iki yönlü olmalı ve yalnızca anket gibi yöntemlere dayanmamalıdır. İstişare şeffaf olmalı ve yerinden edilmiş kişilerle devam eden bir geri bildirim döngüsü ve daha fazla katılım için fırsatlar içermelidir. Bu, istişarelerin kapsamını, girdinin düşünceye dahil edilme yollarını göstermeli ve sürekli geri bildirim ve sürekli iyileştirme için fırsatlar sağlamalıdır.
  • Tüm danışmalar riskleri uygun bir şekilde değerlendirilmeli ve zarar vermeme ilkesi ve özünde koruma himaye ilkeleri ile gerçekleşmelidir. Bu, Suriye içinde ve dışında danışılanların sürekli olarak korunmasının yanı sıra metodoloji ve uygulamayı da hesaba katmalıdır.

Yorum Yap