Temmuz 2021

- Temmuz 2021

SACD, Temmuz ayı boyunca, kuzeybatı Suriye’ye BM Güvenlik Konseyi’nin üzerinde Rusya baskısı olmadan yapılan insani yardım konulu söyleşiler düzenledi ve İdlib’e yapılan yardımın BMGK onayı geri çekilse bile devam etmesi için her türlü ahlaki, siyasi ve en önemlisi hukuki gerekçelerin olduğunu açıkça ortaya koydu. SACD, BM Acil Yardım Koordinatörü’ne ve Suriye ile ilgili tartışmalarda yer alan kilit devletlere hitap ederek, bu tür yardımın neden yasal olduğuna ilişkin gerekçeleri ve konuyla ilgili önerilerini sundu.   

Buna ek olarak, SACD, sınır ötesi yardım çözümünün yenilenmesi talebi için Bab el Hava sınır kapısının yakınında bir insan zinciri oluşturan onlarca Suriye örgütüne destek oldu. Bu sınırın kapatılması, eşi görülmemiş bir insani krize ve Avrupa ile Türkiye’ye doğru göçe neden olacaktır. Dernek ayrıca #AidtoIdlibIsNotIllegal etiketi ile insani yardımın tüm Suriyeliler için vazgeçilmez bir hak olduğunu, politize edilmemesi ve taviz verilmemesi gerektiğini talep eden için bir kampanya düzenledi.  

Uluslararası hukuk uzmanı ve 2014 yılında Suriye’de muhaliflerin elindeki bölgelere yapılan yardımın yasal olması için BM Güvenlik Konseyi onayının koşul olmadığını belirten bildiriyi imzalayan 35 uluslararası uzmandan biri olan Toby Cadman, konuyla ilgili SACD ile konuşarak desteğini gösterdi. Refik Hodzic ile yaptığı bir görüşmede, bu görüşü yineleyerek, BM Hukuk İşleri Ofisi’nin daha fazla şeffaf olması gerektiğinden bahsetti ve kuzey Suriye’de siyasi durumun şu an yaşamı felce uğratarak milyonlarca insanın hayatını tehdit ettiğini bildirdi.  

Avustralyalı bir uluslararası hukuk bilimci olan Rebecca Barber ile yaptığımız buna benzer bir söyleşide, BM Güvenlik Konseyi’nin İdlib’e sınır ötesi yardımı onaylaması gerektiğini gösteren kaynakları ve Rusya’nın 3 milyondan fazla insanı açlıkla tehdit eden baskıcı tutumuna son verebilecek alternatif yaklaşımları ele aldık.  

Suriye Kardeşlik, Sosyalleşme ve Yardımlaşma Derneği (SACD), Dera ve İdlib’de meydana gelen korkunç olayların ortasında, kilit ülkelere ve Suriye’ye müdahil olan Birleşmiş Milletler kuruluşlarına çağrıda bulundu. Suriyelilerin yerinden edilmesi ve onların güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönmeleri için güvenli bir ortamın yaratılması konusunun, acilen ülkenin en önemli gündemi olarak ele alınması gerektiğini belirtti.  

Dera‘da kötüye giden güvenlik durumu, Rusya tarafından güvenli ortam olarak gösteriliyor. Bu sözde “güvenli ortamda” Suriyeliler hala kaçmaya çalışırken cinayet, kaçırılma, tutuklama, yerinden edilme ve ölümle karşı karşıya kalmaktan muzdarip. Öyle ki Dera, Rusya tarafından milyonlarca yerinden edilmiş Suriyeli için güvenli bir ortam “garantisi” verilseydi, Suriye’nin tamamına ne olabileceğini bizzat göstermeye devam ediyor.  

Esad rejimi ve Rusya yerinden edilmiş Suriyelilerin geri dönüşünden bahsederken, rejim aksini gösterir bir şekilde Suriye vatandaşlarını Dera’yı terk edip kuzey Suriye’ye gitmeleri için zorlamaya, kuzey Suriye’yi bombalamaya ve zaten yerinden edilmiş Suriyelileri Türkiye veya Avrupa’ya kaçmaya zorladı.

Go to Top