Güvenlik Konseyi’nin Birleşmiş Milletler’in Sınır Ötesi İnsani Yardıma Müdahale Yetkisi Kararına İlişkin

Güvenlik Konseyi’nin Birleşmiş Milletler’in Sınır Ötesi İnsani Yardıma Müdahale Yetkisi Kararına İlişkin

 

İstanbul, 28 Haziran 2021, Suriyeliler bu yıl ülke genelinde yıkıcı etkilerini gösteren Suriye’deki çatışmanın başlamasından bu yana on yıl kaydettiler. Yüz binden fazla kişi keyfi tutuklamaların ardından hala kayıpken, yarım milyondan fazla insan öldürüldü. Nüfusun yarısından fazlası ise ülke içinde veya dışına yerlerinden edildi. Suriye’de 13.4 milyon insan, insani yardıma ihtiyaç duyarken- ki bu 2020’ye kıyasla %21 oranında artmış durumda -ihtiyaçlar ekonomik kriz nedeniyle giderek daha da artmakta ve Suriyelilerin %90’ından fazlası şu anda yoksulluk sınırının altında yaşamını sürdürmektedir. Siviller, uluslararası insancıl hukukun ve insan hakları hukukunun ağır ve sistematik ihlallerine tanıklık etmektedir. Suriye’nin temel altyapısının yarıdan fazlası yıkılmış veya hizmet dışı hale gelmişken hastaneler ve okullar bombalanmaya devam etmektedir. Suriye’nin kuzeybatısındaki ateşkesin her an bozulabilir duruma sahip olması, düşmanlıkların devam etmesi ve siyasi yolda yeterli ilerleme kaydedilmemiş olması çatışmanın bitmekten çok uzakta olduğunu göstermektedir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2165 (2014) sayılı kararı ve müteakip ekinin[1] kabul edilmesi, Suriye’deki çeşitli bölgelere insani yardımın ulaştırılmasını güçleştiren koşulların devam ediyor olmasının doğal bir sonucuydu. Buna binaen, tıbbi ve cerrahi malzemeler de dahil olmak üzere insani yardımın Suriye genelindeki ihtiyaç sahiplerine doğrudan ulaşmasını sağlamak için Birleşmiş Milletler ajanslarının ve uygulama ortaklarının, sınır geçişleri ve çatışma hatları üzerinden çeşitli yardım ulaştırma yollarını kullanmalarına izin verilmesine karar verilmiştir.

Kuzeybatı Suriye’nin şu anki durumu bizi, kararın gerekçelerinin hala mevcut olduğuna inanmaya davet etmektedir. Daha da önemlisi, Suriye’nin kuzeybatısında yaşayan bir milyon çocuk ve ülke içinde yerinden edilmiş 2,4 milyon kişi dahil 4,2 milyon Suriyelinin %75 i sınırdan gelen insani yardımla geçimini sağlamaktadır.

2014 Nisan ayından bu yana, sınır ötesi yardım kararı uyarınca Birleşmiş Milletlere bağlı 5 ajans tarafından 47.377 yardım konvoyu ulaştırılmıştır. Bu durum insani yardıma ihtiyacı olanlar için yardımların hayati rolünü göstermektedir. Doğrudan, kesintisiz ve zamanında insani müdahale ile sadece 2020’de 64 ortak (40 Suriye sivil toplum kuruluşu dahil) Suriye sınır ötesi insani yardım fonu ile 2,4 milyon ihtiyaç sahibi kişiye hizmetin sağlandığı 204 projenin hayata geçirilmesi başarıldı.  53 ortak (34 Suriye sivil toplum kuruluşu dahil), Suriye’nin kuzeybatısındaki Covid-19 süreci için 151 projeyle 648.000 kişiye hizmet sağladı.

Kararın yenilenmemesi, insani durum üzerinde hayati bir etki yaratacaktır. Suriye’nin kuzeybatısında başlatılan Korona ’ya karşı aşı kampanyası devam etmeyecek, su ulaşımı ve kanalizasyon hizmetleri kesintiye uğrayacak ve ayda 1,4 milyon kişiye ulaştırılan gıda paketleri de durdurulacaktır. Böyle bir durumda, her üç çocuktan birinin yetersiz beslendiği ve gelişim yetersizliği belirtileri gösterdiği bir bölgede hastalık oranları ve insani sorunların trajik şekilde artması gibi sorunlar baş göstermiştir. Nitekim bu sorunların nüfus üzerinde ciddi sonuçlar doğurması kaçınılmaz olacaktır. Şu an, insani yardım programlarının şimdi olduğu gibi kapatmaya çalışmak yerine ulaşımın düzeyinin artırılması ve kapsamının genişletilmesine acil ihtiyaç gerekmektedir.

Yukarıda zikredilenler için, aşağıda imzası bulunan ve Suriye’de on yılı aşkın bir süredir insani ihtiyaçlara aktif olarak karşılık veren Suriyeli sivil toplum kuruluşları olarak biz; yardımların dünyada en siyasallaştırılmış çatışma hatlarından birinden geçirilmesi teklif edilirken, yardım sağlamayı ve insani ilkeleri korumayı nasıl düşünebileceğimizi soruyoruz. Son 10 yılda kuşatma koşullarında yaşayan yaklaşık 2,5 milyon Suriyeli için temas hatları üzerinden insani yardım ulaştırmanın reddedilmesine ilişkin örnekler halen mevcuttur. Doğu Guta, Kuzey Humus kırsalı, Doğu Halep ve Deyrizor unutulmaz bir listeye sahiptir. Suriye hükümeti, Birleşmiş Milletlerin insani yardım gönderilerinin yaklaşık %80’inin çatışma hatlarından geçmesini engellediğinde, tüm temel tıbbi malzeme ve ilaçlar, tüm yardım konvoylarından sistematik olarak kaldırılmıştır. el-Yarubiyah sınır kapısının Ocak 2020’de kapatılmasının etkisi devam ederken, Kuzeydoğu Suriye’de 1,6 milyondan fazla ihtiyaç sahibi insan kötü bir şekilde etkilenmiştir.

Suriye’nin kuzeybatısındaki ihtiyaç sahibi insanlara ulaşmak için sınır ötesi bir yardım mekanizmasının yerini hiçbir şeyin alamayacağını vurgulamak için uluslararası ortaklarımızın[2] ve Suriye’deki Birleşmiş Milletler ajans başkanlarının ortaklaşa yaptığı çağrıya[3], Suriye sivil toplum kuruluşları olarak desteğimizi sunuyoruz.  Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine üye devletleri, insani yardımın tarafsızlığına olan bağlılıklarını yenilemeye ve Suriye’nin kuzeybatısındaki sınır ötesi insani yardım operasyonlarına ilişkin Güvenlik Konseyi kararını yenilemeye davet ediyoruz. Ayrıca, sınır ötesi yardım mekanizmasının önemini her yıl vurgulamak zorunda kaldığımızın kabul edilemez olduğunu da belirtmek isteriz.  İnsani durumda önemli bir iyileşme kaydedilmediği veya barış süreci, ilgili Birleşmiş Milletler kararına göre ilerletildiği sürece[4], Birleşmiş Milletlerin sınır ötesi insani yardımın ulaştırılması hususundaki yetkisi korunmalıdır.

[1] 2191 (2014), 2258 (2015), 2332 (2016), 2393 (2017), 2449 (2018), 2504 (2020) and 2533 (2020) 10 Temmuz 2021 e kadar.

[2] Suriye’deki sınır ötesi insani yardım kararı kapsamında yapılacak oylamaya ilişkin Güvenlik Konseyi temsilcilerine açık mektup –  https://reliefweb.int/report/syrian-arab-republic/open-letter-united-nations-security-council-ambassadors-regarding

[3] Birleşmiş Milletlerin Suriye’nin kuzeybatısındaki milyonlarca Suriyelinin can damarını korumaya ilişkin açıklaması – https://www.who.int/news/item/18-06-2021-united-nations-statement-on-the-renewal-of-humanitarian-lifeline-to-millions-of-people-in-north-west-syria

[4] Güvenlik Konseyi , Suriye’deki barış süreci için yol haritasını onaylayan ve müzakere takvimini belirleyen 2254 sayılı kararı oybirliğiyle kabul etti – https://www.securitycouncilreport.org/atf/cf/%7B65BFCF9B-6D27-4E9C-8CD3-CF6E4FF96FF9%7D/s_res_2254.pdf

 

 

Kapak fotoğrafı: Mart 2014’te sınırın Türkiye tarafında Suriye tarafına geçmek için yeşil ışık bekleyen insani yardım malzemeleri bulunan bir BM kamyonu. (OCHA)

Yorum Yap