- BMMYK Kapsamlı Koruma Çözümleri Stratejisi Koruma Kriterleri: Geri dönüş bölgesini kontrol eden hükümet güçleri/aktörler, geri dönenlerin daha önce veya şu anda çatışmanın başka bir tarafının fiili kontrolü altında olan bir bölgeden gelmeleri, Suriye’yi yasa dışı yollardan terk etmeleri, yurt dışında sığınma talebinde bulunmaları, veya herhangi bir (şahsi veya ailevi) farklı karakteristikleri nedeniyle taciz, ayrımcılık, keyfi gözaltı, fiziksel tehdit veya kovuşturma ile karşılaşmamalarını temin edecek olan hakiki garantiler sağlamaktadır
SACD’nin düzenlediği anketlerden birinde, görüşülen kişilerin üçte ikisi, kontrol noktalarını tutan güvenlik birimleri ve çeşitli milisler tarafından, özellikle de “uzlaşma anlaşmaları” kapsamındaki alanlarda bulunan veya buralardan gelenlerin sürekli olarak tutuklanma veya taciz edilme korkusu altında yaşadıklarını belirtti. Milisler, geri dönenleri ve “uzlaşma anlaşmalarını” kabul edenleri belirleyerek hedef almak için muhbir ağından yararlanıyorlar. İnsanlar, bu noktalarda kendilerinden veya ailelerinden zorla para almak için bu gruplar tarafından keyfi olarak durduruluyor, taciz ediliyor, tehdit ediliyor veya tutuklanıyor.
Rejim ve milisler tarafından yapılan yolsuzluklar ve haraç alma uygulamaları, geri dönenlerin hayatlarını her yönden etkiliyor. Görüşülen kişiler, bir belge almak veya mallarını pazara götürmek gibi en basit faaliyetleri bile gerçekleştirmek için rüşvet ödemek zorunda kaldıklarını bildirdiler. Bu bölgelerdeki neredeyse tüm endüstriyel ve diğer ekonomik faaliyetler durmuş durumda, bu nedenle yegane gelir kaynağı çoğunlukla çiftçilik. Rejim, “uzlaşma anlaşmaları” kapsamında yerel bölgelerin dışına mal ve ürün gönderilmesini yasaklayıp geri dönenleri ürünlerini rejim yanlısı satıcılara satmaya zorlayarak bu durumu suistimal ediyor.
Geri dönenlerin üçte ikisi eski gelir kaynaklarını kaybettikleri için şimdi ya işsizler ya da ailelerine asgari bir yaşam standardı sağlayamayan amelelik gibi geçici işlerde çalışıyorlar.
Aynı ankete göre, katılımcıların yüzde 48’i, kendilerinin veya aile üyelerinin rejim karşıtı sivil faaliyetlerde bulundukları, hatta rejim karşıtı duygulara sahip olmaları gerekçesiyle rejimin güvenlik güçleri tarafından arandıklarını belirtti.
Tutuklananların yüzde 72’si rejimin sözde 13 Sayılı Af Kararı kapsamındaydı ve/veya uzlaşma anlaşmalarından sonra bu bölgelerde kaldıktan sonra Kişisel Anlaşmaları kabul etmişlerdi.
Hiç yerlerinden ayrılmayan ikametgah sahibi kişilerin yüzde 45’ine nazaran, geri dönenlerin yüzde 55’i zorla evlerinden edildi.
Ankete katılanların yüzde 61’i vatana ihanet ve ülkeyi bozguna uğratma suçlamasıyla gözaltına alınmakla tehdit edilmenin yanı sıra, rejim kontrol noktalarında kadınlara sözlü ve cinsel taciz de dahil olmak üzere en az bir kez tacize uğradığını bildirdi. Bu olumsuz uygulamalar, bölge sakinlerini ve geri dönenleri farklı şekilde hedef alıyor gibi görünüyor.
SACD’nın araştırması, hiç ayrılmamış olanlar da dahil olmak üzere Esad kontrolündeki bölgelerde yaşayan insanların yaklaşık %50’sinin kendilerini güvende hissetmediklerini bildirdi. Suriye dışından geri dönenlerin %67’sinin kendilerini güvende hissetmiyorlar. Durumu en kötü olanlar ise uzlaşma bölgelerinde yaşayanlar, çünkü %94’ü kendilerini güvende hissetmediklerini söylüyor.

