- Nisan 2021
Suriye Kardeşlik Sosyalleşme ve Yardımlaşma Derneği (SACD) on yıl önce Humus’taki ilk barışçıl oturma eylemini anmak üzere 18 Nisan’da bir kampanya başlattı: Humus Yeni Saat Meydanı oturma eylemi. On binlerce gösterici bir gün önce vurulup öldürülen birkaç göstericinin cenazesinden sonra, barışçıl bir oturma eylemi yapma amacıyla Humus’taki meydanda toplanıp Beşar Esed’in istifasını talep etmişlerdi.
Humus Yeni Saat Meydanı oturma eylemi, arkasından gelen korkunç katliam ve Suriyelilerin yaşadığı diğer acı tecrübeler, insanlarımızın her zaman özgür ve onurlu, zorbalığın olmadığı bir geleceğin peşinde olacağının güvencesidir.
“Dört Kasaba Anlaşmasının” üzerinden dört yıl geçmesine rağmen, Suriye rejimi ve Rusya vaat ve yükümlülüklerini yerine getirmedi. Zebedani ve Medaya’dan, yerlerinden edilmiş bir grup Suriyeli bir yazı yazarak mevcut şartlar altında evlerine dönmeleri için ellerinde makul bir sebep olmadığını ifade ettiler. Güvenli bir dönüş ancak, insanların zararlarının telafi ve tazmin edilmesi; güvenilir ve tarafsız bir ortamın tesis edilmesi; yerli veya yabancı yetkililer dahil, suç işleyenlerin ve bu olaylara karışanların hesap vermesi; tutukluların serbest bırakılması ve kayıpların akıbetinin açıklanması halinde mümkün olabilir.
Nisan ayı Duma’da yaşanan acı ve eziyet dolu yerinden edilme olaylarının üçüncü yıl dönümü. Yıllarca süren kuşatmadan ve rejimin bölgeye saldırmak ve muhaliflerin varlığını sona erdirmek için bulunduğu onlarca teşebbüsten sonra Suriye rejimi, Rus güçlerinin tam desteğiyle, neredeyse iki ay süren bir askeri harekat planı başlattı. Ruslar ile rejim güçleri, muhalif gruplar tarafından kontrol edilen Doğu Guta‘nın büyük bir kısmını ele geçirmeyi başardı ve bu bölgelerin sakinlerini Suriye’nin kuzeyinde muhalif gruplar tarafından kontrol edilen bölgelere doğru yerinden etti.
Muaz Büveydani kaleme aldığı makalesinde, Rusya’nın Beşar Esad’ın cani rejimini desteklemeye devam ettiği sürece, şehrin yerlerinden edilmiş insanlarının evlerine ve mallarına onurlu, güvenli, gönüllü ve temelli geri dönüşü için güvenli, huzurlu ve uygun bir ortamın sağlanmasının ve evleri ile mallarındaki kayıpların telafi edilip onarılmasının mümkün olmadığını belirtti.
Son olarak SACD’dan Haya Atassi, Lübnan’da terörizm suçlamasıyla keyfi olarak tutuklanıp işkence gören Suriyeli mülteci vakalarını belgeleyen Uluslararası Af Örgütü’nün Göç ve Mülteci Uzmanı ve Danışmanı Marie Forester ile bir röportaj yaptı. Görüşmenin odağı, Lübnan’ın Suriyeli mültecilerin keyfi olarak tutuklanmaktan, işkence görmekten ve terörizm bahanesiyle haksız yere suçlanmaktan korunmak için ne yapmaları gerektiğiydi. Ayrıca, uluslararası toplumun, işkence, mülteci koruma ve geri göndermeme ilkesine ilişkin uluslararası anlaşmalar uyarınca, Lübnan’daki Suriyeli mültecileri korumak için ahlaki ve insani bir sorumluluğu olduğuna da değinildi.

