- Haziran 2021
Suriye Kardeşlik, Sosyalleşme ve Yardımlaşma Derneği (SACD), Danimarka’nın Şam ve kırsalındaki Suriyeli mültecilere yönelik korumayı geri çekme kararının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin (3). Maddesin nasıl ihlal ettiğine, BMMYK’nın geri dönüşteki koruma kriterlerine ve Avrupa Komisyonu’nun resmi konumuna dair Dünya Mülteciler Günü‘nde ayrıntılı bir değerlendirme yayınladı.
Yayınlanan materyaller, SACD ile Danimarka Göç ve Entegrasyon Bakanı Mattias Tesfaye arasındaki görüşmeleri gösteriyordu. Bu görüşmeler, Danimarka Göçmenlik ve Entegrasyon Bakanlığı ve Danimarka Göçmenlik Dairesi tarafından yapılan Menşe Ülke Bilgisi raporlarının değerlendirmesinin aksine, Suriye’nin geri dönenler için güvenli olmadığına dair kanıt sağlama çabalarımızla başlatılmıştır.
SACD, Danimarka’nın Suriyeli mültecileri korumadan çıkarmaya yönelik kararının ne kadar tehlikeli olduğunu aktarmak ve güvenli olmayan bir Suriye’ye geri dönmeye zorlanmaları halinde onları bekleyen tehlikeye dikkat çekmek için, Danimarka makamları ve ilgili AB organlarıyla görüşmelerinde büyük çaba harcadı.
Bunun yanı sıra, Suriye Kardeşlik, Sosyalleşme ve Yardımlaşma Derneği, Suriye’de sınır ötesi yöntemin alternatifi olmadığını tekrar vurgulamak için 124 Suriye örgütü ve ağına katıldı. Tüm imzacılar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine üye devletlerin insani yardımın tarafsızlığına olan bağlılıklarını yerine getirmeyi ve Kuzeybatı Suriye’ye sınır ötesi insani operasyonları tekrar başlatmaları çağrısında bulundu.
SACD, zor yaşam koşulları nedeniyle Suriye rejiminin kontrolündeki bölgelere geri dönmek zorunda kalan Suriyeli mültecilerin maruz kaldığı baskı ve tacizi belgeleyen yüzlerce hikaye arasından bazı gerçek hikayeler yayınladı: “Bu rejim, verdiği sözleri asla tutmayan bir suç rejimi… Dikkatli olmak gerekir, kimse onların sözlerine kanmamalı.”
Ghassan Rahmi, Danimarka’nın Suriyelilere yönelik insanlık dışı politikasına yol açan siyaseti anlattı: “Dünya sessiz kalırsa 35.000 kadar Suriyeli bölünme, geçim kaynaklarını kaybetme veya tekrar kaçmak zorunda kalma riskleriyle karşı karşıya kalacak. Ama bu sefer gidecekleri bir yer olmayacak.”
Humus’un güney kırsalındaki bir şehir olan el Kuseyr, düşüşünden sekiz yıl sonra Hizbullah’ın Suriye’ye açılan kapısı ve ülkedeki operasyonları için bir füze rampası oldu, ayrıca rejim müttefiklerinin demografik değişim politikasının da en bariz örneğiydi.

