- Eylül 2021
Suriye Vatandaşlık Onuru Derneği (SACD), Birleşmiş Milletler ve Suriye Arap Kızılayı’na (SARC), yerinden edilmiş Suriyelileri Rukban kampından Suriye rejiminin kontrolü altındaki bölgelere gönderme planlarını derhal durdurma çağrısında bulunuyor. Rukban kampında yaşayan Suriyeliler, son derece zorlu yaşam koşullarına maruz kalırken, Esad kontrolündeki bölgelere geri gönderilmeleri, yaşamlarına yönelik katledilme, zorla kaybedilme, keyfi tutuklama, gasp ve taciz gibi tehditler oluşturmaktadır. BM ve SARC’a mesajımız, uluslararası kuruluşlar olarak yalnızca acil ve ivedi yardım sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda insanların yaşamlarını korumak için de sorumluluklarını yerine getirmeleridir.
Bu süre zarfında, çok sayıda Suriyeli ve uluslararası kuruluş tarafından sağlanan bilgilere rağmen, Danimarka hükümeti Şam ve kırsalının Suriyeli mültecilerin geri dönmesi için güvenli olduğunu iddia etmeye devam etti.
Suriyeli mültecileri hedef alan bu politika, Danimarka Göçmenlik Bürosu’nun (DIS) “Şam ve Şam kırsalındaki güvenlik durumunun önemli ölçüde iyiye gittiği” şeklindeki yanlış değerlendirmesine dayanmaktadır. Bu da onları hapsedilme veya güvenli olmayan bir Suriye’ye geri dönme seçeneğiyle baş başa bırakan Şam’dan gelen Suriyelilerin korumasının iptal edilmesiyle sonuçlandı.
Suriye Kardeşlik, Sosyalleşme ve Yardımlaşma Derneği, “Korkunun Normalleşmesi” adlı son anket raporunda Esad kontrolündeki bölgelerin güvenli olmaktan çok uzak olduğunu gösterdi. Danimarka politikası mültecilerin geri dönmeleri halinde karşılaşacakları gerçek tehditleri belgelemede ve aktarmada başarısız olmasına rağmen, Suriyelileri güvenli olmayan bir Şam’a geri dönme seçimini yapmaya zorluyor. Suriye’de hiçbir yer güvenli değilken Suriye’deki güvenlik durumunun bölgelere göre yorumlanması mümkün değildir.
İnsanlar, Suriye’nin geri dönüş için güvenli olmadığı ancak ülkenin geleceği ve herhangi bir siyasi çözüm için geri dönüşün gerekli olduğu kanaatindeler. SACD’ın “Korkunun Normalleşmesi” adlı son raporu, katılımcıların yalnızca yüzde 26’sının yerinden edilmiş kişilerin rejim kontrolündeki bölgelere geri dönmesini tavsiye ettiğini ve katılımcıların yaklaşık yarısının bu bölgeleri terk etmeye çalıştığını gösterdi. Yerinden edilmiş insanların geri dönmeleri ve ülkenin yeniden inşası ve istikrara kavuşturulmasında önemli bir rol oynamaları gerektiğine dair hâlâ genel bir görüş var. Katılımcıların yüzde 70’i yerinden edilenlerin geri dönmeleri için ön koşulun, Suriye’nin toparlanması olduğunu düşünüyor.
Suriye’de yaşanan acıların üstüne İdlib‘de ortaya Covid-19 felaketi, Suriye rejimi ve müttefiklerinin saldırılarını yoğunlaştırdığı, onlarca sivili öldürdüğü ve yaralanmalarına sebep olduğu dehşet verici bir zamana denk geldi. Eylül ayındaki anket raporu, virüse yakalananların yüzde 58’inin gerekli sağlık hizmetini almadığını ve katılımcıların yüksek maliyetler ve kısıtlamalar nedeniyle tıbbi bakıma erişemediklerini ortaya koydu.

