- BMMYK Kapsamlı Koruma Çözümleri Stratejisi Koruma Kriterleri: Hükümet, konut, arazi ve mülkiyet konularını ele almak ve uluslararası hukuka uygun olarak mülkiyet iadesi ve tazminat ödenmesi için verimli, erişilebilir ve uygun maliyetli düzenlemeler yapmaktadır. Evin geçiminden sorumlu geri dönen kadınların ve geçici olarak mültecilerin mülkünde oturanların haklarına bilhassa özen gösterilmelidir
Suriye rejimi, 10 Sayılı Kanun ve benzeri yasalar aracılığıyla, geri dönüşlerini daha zor hale getirmek için yerinden edilmiş Suriyelilerin mallarına el koymaya çalışıyor. Bu mülklerin asıl sahiplerini çıkarmak ve buraları rejim dostu iş adamlarına veya rejim güçlerinin üyelerine yeniden tahsis etmeyi amaçlayan sistematik bir ihlal modelinin parçasıdır. Bu kararnameler ve kanunlar her zaman “yeniden düzenleme” veya yeniden yapılanma kisvesi altında yapılır, ancak yerinden edilmeyi güçlendirmeyi amaçlamakta ve nihayetinde demografik değişimle sonuçlanmakta.
SACD anket raporu, rejimin “kentsel imar yasaları” kapsamındaki bölgelerden görüşülen kişilerin çoğunun, ayrımcı yasalardan ve tahrip edilen bölgeler hakkındaki kararnamelerden etkilendiğini ortaya koydu. Özellikle rejimin güç kullanarak kontrolü ele geçirdiği bölgelerde, insanlar misilleme yoluyla açık ve sistematik bir şekilde mülkiyet haklarından yoksun bırakılıyor.
Ankete katılanların üçte ikisinden fazlası (yüzde 70) çatışmayla ilgili çeşitli nedenlerle ikamet yerlerine erişimin engellendiğini bildirdi. Bu oran, rejimin askeri harekatıyla yeniden kontrol altına alınan ve uzlaşma anlaşmaları yapılmayan bölgelerde yanıt verenler arasında daha yüksekti (yüzde 93).

Çalışma, insanların mülklerini resmi olarak talep etmek ve onları kaybetmemek için rejim kontrolündeki bölgelere dönerek güvenliklerini riske attığını gösteriyor. Guta’da görüşülen bazı kişiler, tutuklanma riski altındaki vatandaşların, yaşlı akrabalarını kendi adlarına devlet dairelerine gönderebildiklerini ama bu sefer de akrabalarının güvenliğinin tehlikeye girdiğini belirtti. Eve dönmeye veya mülklerini kontrol etmeye çalışan mülk sahipleri, hükümetin sözde yeniden inşa etme çabasında olduğuna yönelik geniş çaplı hukuki çerçeveyi destekleyecek neredeyse hiçbir delil bulamadı. Ülkenin başka bölgelerinde yaşayan yerinden edilmiş Suriyelilerin, eski evlerini ziyaret etmeyi bırakın, evlerini onarmak için bile geri dönmeleri engellendiğinden, gelecekte ne olacağı hakkında bir fikirleri yok.
Milisler, evleri işgal ederek ev sahiplerinin evlere geri dönmesini engelliyor ve evlerdeki eşyalar ile iş yerlerindeki makineleri çalıyor. Ayrıca, yıkılan evlerini yeniden inşa eden vatandaşları inşa etmelerini engellemekle tehdit ederek zorla para alıyorlar. Bunların yanı sıra, araştırmaya katılanlar, mülklerini piyasa değerinin yüzde 20’sinden daha azına satmaları için rejim yanlısı militanların emlakçılara baskı yaptığını ve muhalif bölgelerden dönen mülk sahipleri ile muhalif savaşçıların akrabalarını sömürdüklerini belirttiler.
SACD Bilgi İzleme Birimi, rejimin güvenlik güçleri tarafından aranan ve Suriye hudutları içerisinde ve dışında -aslen Deyrizor kırsalındaki Mohassan şehrinden gelen- rejimin kontrolü altındaki alanlar dışında yaşamakta olan Suriye vatandaşlarına ait çeşitli büyüklüklerde ve toplam 1500 hektardan fazla araziyi kapsayan yeni listenin bir kopyasını elde etti. Deyrizor Valisi Fadıl Najjar’ın imzaladığı listeye göre, valilik oluşturulan komiteler aracılığıyla bu arazileri yatırım faaliyetlerine tahsis etti.
El konulan araziler ihaleler yoluyla 2021-2022 yılları arasında yatırıma açıldı. Yatırımcı kartı sahipleri (kart, karmaşık güvenlik onayı prosedürleri dışında çıkarılmamakta) arazi yatırımı için başvuruda bulunma hakkına sahipler.
Dahası, SACD araştırması, geri dönenlerin yüzde 40’ının, kısmen veya tamamen tahrip olduğu için ya da geri dönüşü engelleyen güvenlik önlemleri nedeniyle kendi evlerine tekrar yerleşemediğini göstermiştir.

