- Ağustos 2021
Suriye Kardeşlik, Sosyalleşme ve Yardımlaşma Derneği (SACD) Ağustos ayında, Esad yönetimi altında farklı vilayetlerde yaşayan Suriyelilerle yapılan 533 görüşme sonrası Esad’ın elindeki Suriye’de güvenlik ve yaşam koşullarını özetleyen 91 sayfalık son raporuna ilişkin bir bildiri yayınladı. Bu rapor, hem yerinden edilmiş Suriyelilerin hem de bölgelerinden hiç ayrılmayanların görüş ve tutumlarını içeren 4. rapordu.
Bu rapor, SACD’ın, ilgili politika yapıcıların Suriye’deki işlerin vahim durumuyla ilgili gerçeğini görmezden gelmelerini engelleme çabalarından bir diğeriydi. SACD tarafından bu konuyla ilgili yayınlanan dördüncü rapor, yerinden edilmiş Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönme olasılığı ve Suriye’de kalıcı bir barış umudu sunabilecek nihai siyasi çözüm konularında Suriyelilerin görüş ve algılarında tüm söylemlerin şekillenmesi için, en önemli konuların bazılarına ışık tuttu.
Raporda, Suriye’nin güvenli olduğunu iddia eden her türlü iddia yalanlandı. Askeri operasyonların olmaması hiçbir şekilde güvenlik göstergesi değildir; çünkü güvenlik makamlarının durumu ele geçirmesi ve yüksek suç oranı, Suriyelilerin her zamankinden daha az güvende hissetmelerine neden oluyor. Nitekim Dera bunun en canlı örneğidir.
Suriye çatışmasının onuncu yılında, nüfusunun yarısından fazlasının yerinden edilmeye devam edilmesi, Suriye rejiminin devam eden ve artan baskısı ve yolsuzluğu, çeşitli devlet ve devlet dışı aktörler varlıklarını ve etkilerini sağlamlaştırmaya çalışırken ülkenin parçalanması ve siyasi sürecin tamamen çökmesi yüzünden Suriye toplumu, her geçen gün daha da derinden parçalanıyor.
Lübnan’daki Suriyeli mülteciler, hükümetin tırmanan krizle başa çıkamamasının sebebi olarak genellikle günah keçisi ilan ediliyor. Lübnan hükümeti geçtiğimiz günlerde Suriye’nin geri dönüş için güvenli olduğunu iddia ederek, Suriyelilerin geri dönüşünü organize etme planını açıkladı. Oysa Suriyeli mültecilerin geri gönderilmeye zorlanması evrensel geri göndermeme ilkesini ihlal etmek ve onları güvenli olmayan ve hayati tehlike arz eden bir Suriye’ye geri göndermek demektir. Lübnan’da ve başka yerlerde Suriyeli mültecilere yönelik insandışılaştırmaya ve ayrımcılığa son verilmelidir. Suriye şu an hiçbir dönüş için güvenli değil. Mülteciler, insan olarak onurlu ve güvenli bir şekilde yaşama hakkına sahiptir.
Esad rejiminin Suriye’de, ülkede bulunmayanların, özellikle de son olarak Deyrizor’da yerinden edilmiş kişilerin mallarına el koyma uygulamaları, uluslararası toplumun bu krizle mücadelede ciddiyetsizliği sonucu “alelade” bir hale geldi. SACD’ın İzleme Birimi üyesi Diaa Abu Zaid, bu keyfi uygulamaların, rejimin politikalarını sağlamlaştımasına ve yerinden edilmiş kişilerin haklarını almalarının önünde daha çok engel ortaya çıkmasına sebep olan son cumhurbaşkanlığı seçimlerinin teatral oyunundan sonra, yerel meşruiyet görüntüsü sağladığına dair bir yazı kaleme aldı.
Suriye’de “uzlaşma anlaşmaları” kapsamındakiler ve rejim tarafından çıkarılan af kapsamındakiler de dahil olmak üzere, herhangi bir güvenlik garantisinin bulunmadığını gösteren tutuklama ve cebren alıkoymalara karşı kampanyalar hala devam etmektedir. Dera’da şu anda yaşananlar, Rusya ve rejimin bu “uzlaşma anlaşmalarının” başarısızlığının ve herhangi bir güvenlik sağlama taahhüdü vermemelerinin canlı bir örneğidir. SACD’ın son raporundaki en önemli bulgulardan biri, Suriye rejiminin ve Rusya’nın garantilerinin pratikte hiçbir şey ifade etmediğini göstermektedir.
Suriye Kardeşlik, Sosyalleşme ve Yardımlaşma Derneği, 28 Ağustos’ta Derneğin kurulunu oluşturan meclislerin 7’ncisi olan SACD Hasaka Vilayet Meclisi‘nin kurulduğunu duyurdu.
Dünya Kayıplar Günü’nde, Esad güçleri tarafından keyfi olarak gözaltına alınan ve cebren kaybedilen tüm Suriyelileri andık. Binlerce Suriyeli aile, yıllardır sevdiklerinin nerede olduğu bilmeden dayanılmaz acılar içinde yaşıyor.

